|
Cumhurbaşkanlığı Hizmetleri, 1923-1938
Atatürk sık
sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde
denetledi. Ancak 1918 yılından sonra hiçbir resmi veya
özel ziyaret için yurt dışına çıkmadı.
15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Kurtuluş Savaşı'nı ve
Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan Nutuk'u (Söylev), 29
Ekim 1933 tarihinde de Onuncu Yıl Nutku'nu okudu.
Kurtuluş Savaşı'nın Atatürk'ün bakış açısıyla anlatımını
içeren Nutuk, Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Mücadeleye
ilişkin resmi görüşünün esasını oluşturur ve Milli
Mücadeleyi Mustafa Kemal Paşa ile birlikte başlatan ve
yürüten askerî ve siyasi şeflere karşı (Rauf, Karabekir,
Refet Bele, Mersinli Cemal Paşa, Cafer Tayyar Eğilmez,
"Sakallı" Nurettin Paşa, Celalettin Arif Bey vb.) bir
polemik niteliği de taşır.
Diş İliskiler alanında politikaları
1930'lu yıllarda Balkan ülkelerinde yaygınlaşan
revizyonist siyasi görüşlere karşı Atatürk "Yurtta sulh,
cihanda sulh" ilkesiyle karşı çıkarak, Birinci Dünya
Savaşı ertesinde Neuilly ve Lozan antlaşmalarıyla
kurulan uluslararası statükoyu savundu. 1930 yılında
Yunan başbakanı Elefterios Venizelos'u Türkiye'ye davet
ederek Milli Mücadele'nin düşmanı Yunanistan'la barışın
temellerini attı. 1934'de Venizelos tarafından Nobel
Barış Ödülü'ne aday gösterildi (Ancak Nobel Ödül
Komitesi değerlendirmeye almadı).
Siyasi politikaları (inkılaplar)
Mustafa Kemal, kendi deyişiyle Türkiye'yi "muasır
medeniyet seviyesine çıkarmak" amacıyla bir dizi radikal
dönüşüme imza attı. Sözkonusu düzenlemeler başlangıçta
Osmanlıca "reform" veya "dönüşüm" anlamına gelen
"inkılap" adıyla anıldılar. 1960'lı yıllarda, inkılap
karşılığı olarak Öztürkçe "devrim" kelimesi kullanıldı.
Ancak 12 Eylül 1980 askeri ihtilalinden sonra, "devrim",
kanlı bir düzen değişikliğini (Fransızca: révolution) ve
sol dünya görüşünü çağrıştırdığı gerekçesiyle resmi
kullanımda yeniden "inkılap" sözcüğü benimsendi.
Halifeliğin kaldırılması, Mart 1924
Ataturk halifeliğin kaldırılmasını desteklemiş (3 Mart
1924). Türkiye Büyük Millet meclisi halifeliği
kaldırmışdır.
Osmanlı saltanatının kaldırılması ve Osmanlı Devletinin
tasfiyesi (1 Kasım 1922).
Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923).
Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanı
mensuplarının yurt dışına çıkarılması (3 Mart 1924).
Laiklik ilkesinin anayasaya eklenmesi (1928)
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1925
Cumhuriyetin ilanından sonra, Milli Mücadeleyi başlatan
beş kişilik kadronun Mustafa Kemal dışındaki dört üyesi
(Rauf Bey, Karabekir Paşa, Refet Paşa ve Ali Fuat Paşa)
muhalefete geçerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı
kurdular. 1925 Martı'nda çıkan Genç Hâdisesi (Şeyh Sait
İsyanı, Doğu İsyanı) üzerine sıkıyönetim ilan edilerek
TpCF kapatıldı. Partinin lider kadrosu tutuklanarak önde
gelenleri idam edildi.
Serbest Cumhuriyet Fırkası, 1930
Atatürk Dördüncü CHP Kurultayında12 Ağustos 1930'da
İsmet Paşa'nın hükumetine alternatifleri sunmak amacıyla
çok partili demokratik hayata kavuşmak için Gazi Mustafa
Kamal Paşa'nın yakın arkadaşı Fethi Bey (Okyar)'e
Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdurarak kız kardeşi
Makbule Hanım (Boysan, Atadan), çocukluk ve okul
arkadaşı Nuri Bey (Conker)'leri de üye yaptırdı. Ancak
17 Kasım 1930'da rakibi istemeyen İsmet Paşa'nın baskısı
ve İslâmcıların aleti olma endişesinden dolayı partiti
fesh etti. Bu demokrasi denemesinin biraz önce, ordu'nun
siyasete müdahale etmesinin demokrasiye zarar
verebileceğini öngören Gazi Mustafa Kemal Atatürk,
Askerî Ceza Kanunu (22 Mayıs 1930 tarih ve 1632 Sayılı
Kanun)'nu meclisten geçirdi. Bu kanunun 148.maddesine
Ordu mensubunun siyasi toplantılar ve gösterilere
katılmasını siyasi partiye üyesi olmasını, siyasi
maksatlarla şifahi telkinatta bulunmasını, siyasi makale
yazmasını ve siyasi nutuk söylemesini yasaklanan hükumu
koydurdu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bundan yaklaşık 30
yıl sonra 27 Mayıs 1960'de ileri görüşlülüğünü bir daha
kanıtlayacaktı.
1932 yılından itibaren yaşamının büyük bölümünü
İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda kendisine ayrılan
dairede geçirdi. 1935'ten itibaren gittikçe şiddetlenen
karaciğer sirozu hastalığı ile mücadele etti. 1937'de
dönemin en pahalı yatı olarak bilinen Savarona yatı
Bakanlar Kurulu kararıyla satın alınarak
Cumhurbaşkanının şahsi kullanımına tahsis edildi. Aynı
yıl çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da
Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından
kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil Kurumu ve
Türk Tarih Kurumu'na pay ayırdı. Atatürk, 10 Kasım 1938
saat 9:05'te Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini
yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici
istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'ne
defnedildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâaşı görkemli
bir törenle 10 Kasım 1953 günü buraya nakledildi.
Toplumsal alanında politikaları
Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)
Tekkelerin, zaviyelerin ve türbelerin kapatılması (30
Kasım 1925)
Kadınlara belediye seçimlerinde (1930) ve genel
seçimlerde (1935) seçme ve seçilme hakkı tanınması
Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934)
Efendi, Bey, Paşa gibi lakab ve ünvanlarin kullanımının
yasaklanması (26 Kasım 1934)
Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü
(1925-1931)
Hukuk alanında politikaları
İslam
vakıflarının devlet idaresine alınması (1924)
İsviçre Medeni Kodundan çevrilerek hazırlanan Medeni
Kanun'un kabulü (1926).
İtalyan Ceza Kanunu'ndan çevrilerek hazırlanan Türk Ceza
Kanunu'nun kabulü (1927).
Eğitim ve kültür alanında politikaları
Mustafa Kemal Latin alfabesini tanıtıyor, Sivas, 20
Eylül 1928Öğretimin Birleştirilmesi Yasası (Tevhid-i
Tedrisat Kanunu) ile devlete bağlı olmayan ilköğretim
kurumlarının kapatılması (3 Mart 1924)
Yeni Türk harflerinin kabulü ve arap alfabesiyle her
türlü yayın ve eğitimin yasaklanması (1 Kasım 1928)
Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1932)
Dil Devrimi ve Güneş Dil Teorisinin benimsenmesi
(1932-1938)
Darülfünun'un kapatılıp İstanbul Üniversitesi adıyla
yeniden kurulması (31 Mayıs 1933) |